Son Güncelleme
6 Mayıs 2008
Bilimkurgu2000 Ana Sayfayeni çıkan kitaplarkitaplardan bölümlerİlginç bilimsel konularBilimkurgu ve diğer konular
5 Yukarı

FAHRENHEIT 451

Orhan Tüleylioğlu

Ray Bradbury'nin sinemaya da uyarlanan ünlü yapıtı "Fahrenheit 451" zamanı belirsiz bir gelecekte geçer. Tüm dünyada itfaiyecilere eski amaçla gerek kalmamış, onlara yeni bir görev verilmiştir. Özel yanmaz giysiler giyen itfaiyeciler evlere girip, su yerine gazyağı püskürten hortumları ile kitapları yakarlar. Bu itfaiyecilerin tek görevi budur ve romanın kahramanı Guy Montag işini seven bir itfaiyecidir. On yıldır bu işi yapan Montag, alevlerin kitapları yutuşunu hiç sorgulamamış, insanların ömürleri boyunca yazdıkları her şeyi iki dakika içerisinde yakıp küle çevirmiştir. Ama bir gün 17 yaşında genç bir kızla karşılaşınca, kafasında sorular uyanmaya başlar. Kitaplar nasıl bir şeydir, insanların birlikte yanmayı göze aldığı bu kitaplarda neler vardır. Montag'ın bundan sonraki yaşamında bütün yanlışlar doğrularla yer değiştirir. İşini, eşini, yaşayışını yeni bir gözle değerlendirir. Kitapları düşünür ve her kitabın arkasında bir insanın varlığını duyumsar. Çünkü her birini bir insan düşünüp yaratmıştır. Montag bundan sonra, yakmak için girdiği evlerden kitap çalmaya başlar ve gelişen olaylar sonucunda yasa dışı, aranan bir suçlu durumuna düşer...

Ray Bradbury romanında, sansüre, totaliter yönetimlere, kültür endüstrisine ve yaşam tarzına yönelik en keskin eleştirisini yapar. Bu kitabın yazılışından 40 yıl sonra 1993'de yazdığı önsözün bir yerinde şunları söyler:

"... Çünkü, eğer dünya kitap okumayanlarla, öğrenmeyenlerle, bilgisizlerle dolmaya başlarsa, kitapları yakmak zorunda kalmazsınız, değil mi? Eğer dünyanın geniş ekranı basketbolla ve futbolla dolar ve MTV içinde boğulursa, gazyağını ateşlemek veya okuyucu avlamak için Beatty'lere gerek kalmaz. Eğer ön bilgiler okul odalarının çatlakları ve vantilatörleri arasında eriyip yok olursa, bir süre sonra bunları kim bilir veya umursar? Elbette, her şey bitmedi. Eğer öğretmenleri, öğrencileri ve aileleri yargılar, onları aynı ölçüde sorumlu tutarsak, eğer altıncı yaşlarının sonuna doğru tüm ülkelerdeki bütün çocukların kütüphanelerde yaşayarak hemen hemen ozmos (geçişme) yoluyla öğrenmelerini sağlarsak, işte o zaman, uyuşturucu, sokak çeteleri, tecavüz ve cinayet rakamlarımız sıfıra yaklaşacaktır..."

"Fahrenheit 451" gibi kitaplara bugün, yazıldığı günden daha çok gereksinim var...

 

Milliyet Sanat - Ekim Eylül 1999
Orhan Tüleylioğlu
  Ana Sayfa  |  Yeni Kitaplar  |  Arama  |  Öyküler  |  Yazarlar  |  Sanal Kitaplar  |  Makaleler  
  Bilimsel Yazılar | Ödüller | Forum | Yayınevleri | e-Posta