Son Güncelleme
6 Mayıs 2008
Bilimkurgu2000 Ana Sayfayeni çıkan kitaplarkitaplardan bölümlerİlginç bilimsel konularBilimkurgu ve diğer konular
5 Yukarı

Harry Potter büyümüş de delikanlı olmuş...

Sevin Okyay

Onu ilk kez, The Chamber of Secrets'la (Sırlar Odası) tanıdım. Sanırım İngiltere'de üçüncü kitap çıkmak üzereydi, Harry Potter için ne demeye bunca kıyamet koparıldığını merak etmiştim. Dost'tan çıkan kitap elime geçmemişti, Yapı Kredi Yayınları'nın Potter'ları çıkaracağını da bilmiyordum. Yani, söz konusu olan sadece bir okurun saf merakıydı. İkinci kitabı orijinalinden okudum, ayılıp bayılmasam da hoşuma gitti. Bir süre birinci kitap The Philosopher's Stone'u (Felsefe Taşı) aradım, bulamayınca üçüncü kitabı beklemeye karar verdim. Büyücülerle cadıların dünyası hoşuma gitmişti; kendini onlardan biri sayarak 'Muggle'lara, yani sihirden nasibini alamamış insanlara tepeden bakmak da.

Sonra Harry düpedüz hayatıma girdi. Yapı Kredi Yayınları diziyi yayımlamaya başlamıştı, Ülkü Tamer birinci kitabı çevirmişti (o kitabı ilk kez Ülkü'nün çevirisinden okudum), benim payıma da ikinci kitap düştü. Sıkışık bir takvimleri vardı, Kutlukhan'ın (Kutlu) yardımıyla yetiştirebildim. Üçüncü kitaptan itibaren de bütün kitapları yarı yarıya paylaşarak, birlikte çevirdik. Birinin çok yapmak istediği ya da hiç yapmak istemediği (bu ikinci kişi genelde ben oluyorum) bölümlerin varlığı zaman zaman 'bir bölüm sana, bir bölüm bana' adaletini bozdu ama bu kural genellikle geçerli oldu, çünkü çeviriyi de çabuklaştırıyor, birbirimizi beklemiyoruz. Sonra da birlikte oturup bölümleri okuyoruz, kim çevirdiyse öteki düzeltiyor.

Çocuk büyüdü, yazarı da...

İkinci kitapta on iki yaşında elimize gelen çocuk, bugün on altı yaşında bir yeniyetme. Küçük bebeğini tek başına büyütmeye çalışan yoksul yazarını, ülkesinin kraliçesinden bile daha zengin biri hâline getirdi. Kitaplar çıktığında ilk gününde on milyon satabiliyor. Filmlerin gösterildiği salonlar, çılgına dönmüş çocuklarla ve bir kısmı çaktırmadan büyük keyif alan büyüklerle doluyordu. Altıncı kitapta onlar için özel bir yetişkin versiyonu yapıldı, bu cildin yüzde 30'unu büyüklerin alacağı tahmin ediliyordu çünkü.

Şimdi elimizde altı kitap var: Harry'nin on bir yaşında gittiği Hogswart Cadılık ve Büyücülük Okulu'nda, son yüzyılın en büyük 'kara büyü' üstadı Lord Voldemort'un elinden kurtardığı ölümsüzlük taşı üzerine kurulu Felsefe Taşı; devasa bir yılan olan basilisk ile ve gene Voldemort'la boğuşmak zorunda kaldığı Sırlar Odası; şahsen benim en sevdiğim cilt olan ve Sirius Black ile hipogrif Şahgaga'nın ortaya çıktığı The Prisoner of Azkaban (Azkaban Tutsağı); Üç Büyücü Turnuvası sonunda Harry'nin arkadaşı Cedric'in öldüğü, ama Voldemort'un gene Harry'yi yenilgiye uğratamadığı The Goblet of Fire (Ateş Kadehi); Voldemort yeniden beden bulup ortalarda dolaşmaya başladığı için, 'bizim' tarafın Zümrüdüanka Yoldaşlığı adlı grubun liderliğinde 'karanlık'a karşı koyma çabalarını anlatan The Order of the Phoenix (Zümrüdüanka Yoldaşlığı); ve nihayet, Dumbledore ile Harry'nin, Lord Voldemort'u öldürebilmek için Hortkuluklar'ın peşine düştüğü, şimdilik son kitap olan Half-blood Prince (Melez Prens). Aslında her kitabın adının başında bir de 'Harry Potter ve...' var ki, kitap adını unutsanız bile ne olduğunu anlayabilesiniz diye.

Tuğcu'nun kahramanları gibi

Üçüncü kitabı çok sevdiğimi söylemiştim. Belki de Harry büyüme belirtilerini ilk kez bu kitapta gösterdiği içindir. Bunu yaşı nedeniyle söylemiyorum, yaşı henüz on üçtü ama ölüm meselesiyle ilk kez bu kadar yakından ve yürek burkucu şekilde yüzleşti. Harry, malum, Kemalettin Tuğcu kahramanlarından farksız bir çocuk: Annesiyle babası, o bir yaşındayken gelmiş geçmiş en büyük kara büyücü Lord Voldemort tarafından öldürülmüş, kendisi paçayı zor kurtarmış. Sonra, onu istemeyen akrabalarının yanına gönderilmiş, kuzeninin eskilerini giymiş, ondan dayak yemiş, hatta aç bile kalmış. Tam bir 'loser', hayatta başarıya uğrama şansı sıfırmış gibi görünen biri. Hatta J. K. Rowling, Vernon Enişte'ye bir ıslahevinden bile söz ettirir.

Annesiyle babasının bir otomobil kazasında öldüğünü sanan Harry, onların aslında nasıl öldüğünü birinci kitapta Hagrid'den öğrenir, Hogwarts'un varlığını da. Baştan sona ona destek olup yol gösterecek Albus Dumbledore'u ilk kez resminden tanır. Önce Hagrid'den ama daha çok Ron'dan öğrendiği büyücü özellikleri onu şaşırtır ve sevindirir, bizi de. Daha önce hiç arkadaşı olmamıştır (okuldaki çocuklar, kuzeni Dudley'nin korkusundan ona yaklaşmaz), neyse ki Ron ve bir de Hermione sayesinde arkadaşlığın nasıl bir şey olduğunu anlar. Hayatta bir şeye herkesten fazla yeteneği olduğunu Quidditch sayesinde öğrenir. Belki de büyüklerin Harry kitaplarına duydukları sempati belki de bu kitapların yıkılmış, hatta kurulmamış hayallerin yerine yenilerinin doğabileceği yolunda bir umut aşılamalarından kaynaklanıyordur.

Melez Prens'te ise Harry'nin yaşı on altı. Yeniyetme tepkilerini atmış, yükünün ne kadar ağır olduğunun bir kez daha farkına varıyor. Dördüncü kitapla birlikte bizi saran karanlık gitgide derinleşiyor. Karanlık tarafın beşinci kitapla başlayan üstünlüğü artıyor. Melez Prens'in en fazla tepki uyandıran iki gelişmesine gelince: İnsanları en fazla üzen/üzecek olay, ilk bakışta gereksiz ve kabul edilemez gibi gelse de, aslında Harry'nin gerçek anlamda gelişmesi, kendi kendine yeterli hâle gelmesi için gerekli bir gelişme. En fazla nefret uyandıran/olay şahısa ilişkin esrarların ise, Rowling'in iki yıl kadar sonra kitapçılarda olacağını söylediği yedinci kitapta, sürpriz bir çözüme kavuşacağını sanıyorum. Öte yandan, her şeyin bir sonuca bağlanabilmesi, açıklanabilmesi için yedinci kitabın Encyclopaedia Brittanica boyutunda olacağını söylemesi de içimi dehşetle dolduruyor.

Sihirbazlar, büyülü değnekler, dev yılanlar, gizemli koridorlarıyla Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu, en sevdiğim buluşlardan Çapulcu haritası, müdür Dumbledore, İksir hocası Snape, Harry'nin nefret verici ailesi, manevi babası Sirius Black, kızıl kafa Weasley'ler, çok bilmiş Hermione, diğer Hogwarts hocaları, yarı dev saf Hagrid... Sonra hayvanlar ve canavarlar: Şahgaga, Cruickshanks, Hedwig, ejderler, Atadam Firenze, Denizhalkı ve elbette Karanlık Lord Voldemort. Büyücülerin dünyası, yıllardır bizim de hayatımızı renklendiriyor. Ursula K. LeGuin 'Harry Potter dizisinin başını alıp giden başarısından bir miktar gocunmuş olacak ki, bir seferinde "Yıllar önce ben de bir büyücülük okulu yazmıştım, kimse aldırmadı," diye yakınmıştı. Üstadeye saygımız sonsuz, hatta onun büyücülerinin, başta Ged olmak üzere, gözümüzde çok farklı bir yeri vardır. Ama, bazen cebe girecek boyuta inme yolunda nafile çabalar göstersek de, sonuçta biz büyüğüz, dolayısıyla Roke büyücüleri bize cazip geliyor. Çocukların onlara aynı şekilde muhabbet duyacağını sanmıyorum. Zaten Yerdeniz dizisi de, her hâliyle bir büyük dizisidir.

Harry öyle değil oysa. Çocukları hedefleyen ama büyüklere de açık bir dizi. J.K. Rowling, aynı ticari başarıya ve popülariteye erişmemiş olanların küçümsemelerine rağmen, kaynaklarına hakim, mitolojiyle içli dışlı, dili makûl, 'fikr-i takip' denen şeyden nasibini almış bir yazar. Altıncı kitabın özelliklerinden biri de, daha önceki kitaplarda sonuca bağlanmamış birtakım sorunların sonuca bağlanması, boşta gezen ipliklere düğüm atılması. Ama esas büyük düğüm, yedide gelecek tabii. Heyecanla bekliyoruz, sadece çevirmek için değil, okumak için de... Hatta, özellikle okumak için.

Harry'nin serüveni

Harry Potter serisinin ilk kitabı Harry Potter ve Felsefe Taşı 1997 yılında yayımlandı. Harry Potter ve Felsefe Taşı, yayımlandığı her ülkede büyük beğeni topladı. İngiliz Kitap Ödülleri'nde Yılın Çocuk Kitabı seçildi, Smarties Ödülü'nü aldı, yayıncılık tarihinde 'en kısa sürede en çok satan kitap' unvanını kazandı.

İlk kitabın ardından serinin diğer kitapları sırasıyla Harry Potter ve Sırlar Odası, Harry Potter ve Azkaban Tutsağı, Harry Potter ve Ateş Kadehi ile Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı yayımlandı. Serinin ilk beş kitabı altmış iki dile çevrildi. İki yüz ülkede iki yüz altmış beş milyon kopya sattı.

Kitapların başarısı serinin beyazperdeye aktarılmasına yol açtı. Serinin ilk dört kitabı filme çekildi. 2001'de gösterime giren 'Harry Potter ve Felsefe Taşı' bir yılda 926 milyon dolarlık gişe geliriyle 'Titanic'in ardından sinema tarihinin en çok kazandıran ikinci filmi oldu. 'Harry Potter ve Sırlar Odası' ilk filmin hasılatını geçti. Yalnız ABD'de üç günde 87,7 milyon dolar hasılat elde etti. 'Harry Potter ve Azkaban Tutsağı' gösterime girdiği ilk üç günde 92.5 milyon dolar hasılatla tüm zamanların en iyi açılış yapan üçüncü filmi oldu. 'Harry Potter ve Ateş Kadehi' ise 18 Kasım'da gösterime girecek.

Harry Potter serisinin bu başarısı yazarına hatırı sayılır bir servet kazandırdı. Serinin ilk kitabının 1997 baskısı Christie's'deki bir açık artırmada 23 milyar liraya satıldı. Geçen yıl yapılan sıralamada dünyanın 522.'nci zengini olan J.K. Rowling yaklaşık on dokuz trilyonluk geliriyle İngiltere Kraliçesi Elizabeth'in yıllık kazancını altıya katlıyor.

Yedi kitap olması planlanan serinin sondan bir önceki kitabı Harry Potter ve Melez Prens 15 Temmuz gecesi yayımlandı. Yayımlanışı için dünyanın dört bir yanında değişik partiler düzenlenen kitap çıktığı ilk gün on milyon adet sattı. Türkiye'de 1 Ekim'de yayımlanacak kitap sadece ABD'de on bir milyon adet sattı.

Radikal Kitap - Eylül 2005

Sevin Okyay

  Ana Sayfa  |  Yeni Kitaplar  |  Arama  |  Öyküler  |  Yazarlar  |  Sanal Kitaplar  |  Makaleler  
  Bilimsel Yazılar | Ödüller | Forum | Yayınevleri | e-Posta