Son Güncelleme
6 Mayıs 2008
Bilimkurgu2000 Ana Sayfayeni çıkan kitaplarkitaplardan bölümlerİlginç bilimsel konularBilimkurgu ve diğer konular
5 Yukarı

Han Solo'nun Romanı

Esin Çoşkun

George Lucas, uzayda geçen fantastik bir macera olarak düşündüğü 'Star Wars'u ilk tasarlamaya başladığı sıralarda kuşkusuz filmin başarılı olmasını umuyor, ama o yıllarda büyük başarı kazanmış filmler olan Coppala'nın 'Godfather'ının ya da 'Apocalypse Now'ının, Spielberg'in 'Jaws'ının başarısına ulaşacağını ya da onları geçeceğini belki de aklına getirmiyordu. Gerçekten de 'Star Wars'un Mayıs 1973 yılında tamamlanmış olan ve on üç sayfalık bir tretman şeklindeki ilk taslağı ne kendi ajansı, ne United Artists ve ne de Universal Pictures yetkilileri tarafından anlaşılmıştı. Nitekim bu şirketler Lucas'ın filmiyle ilgilenmediler. Hatta Lucas'ın taslağını okuyup onay veren Fox şirketindekiler bile filme dair büyük beklentiler içinde değillerdi ve bu yüzden de Lucas'ın filmden kâr payı almasına, filmin devam haklarına, karakterlerinin ve müziğinin lisans haklarına sahip olmasına izin vererek, ona isteği bütçenin yarısı kadar bir bütçe ayırdılar. Ne var ki, ne onlar, hatta ne de Lucas (tüm öngörüsüne rağmen) gelecekte olacaklardan habersizdi.

'Star Wars' serisinin ilk filmi olan 'Episode IV-Star Wars: A New Hope', 27 Mayıs 1977 tarihinde gösterime girdiğinde muazzam bir ilgiyle karşılandı. Dönemin en çok gişe hasılatı getiren filmi, bir Spielberg klasiği olan Jaws'ın gişe rekorunu geride bırakırken, filmin kârından pay alan George Lucas'ı da bir gecede milyoner ediyordu. Aslında George Lucas başlangıçta bir Flash Gordon filmi yapmayı düşünmüştü. Ancak karakterlerin telif haklarını alamaması üzerine, uzayda geçen epik bir macera tasarlamaya başladı. Ona göre bu film, dönemin giderek bilime daha fazla yaklaşan ciddi bilimkurgu eserlerinden farklı olarak uzay hikâyelerine eğlenceyi ve macerayı geri getirecekti. Nitekim öyle de oldu. 'Star Wars', efektleri ve görsel şöleniyle, kurgusu ve müziğiyle, karakterleri ve destansı anlatımıyla, ulaştığı temasal bütünlükle dört dörtlük bir film olarak ortaya çıktı ve yüzyılın en iyi filmleri arasındaki yerini aldığı gibi, çok geçmeden de bir 'Star Wars' kültü oluştu. Elbette böylesine başarılı bir filmin taklitlerinin, radyo uyarlamalarının yapılması, karakterlerinin film ve roman kahramanları olarak yeniden vücut bulması kaçınılmazdı. Nitekim o dönemde ve daha sonra, 'Star Wars'ta yer alan birçok karakterin telif hakları çeşitli kimseler tarafından satın alınarak bilgisayar oyunlarına, filmlere ve kitaplara konu edildi. Bunlar arasında kitaplar özelikle de devam filmlerinin gösterime girdiği tarihlerde tekrar gündeme geldi.
Amerikalı bilimkurgu yazarı Brian Daley'in yazdığı Han Solo'nun Maceraları serisi de bunlardan biri. 1977 yılında ilk 'Star Wars' filminin gösterime girmesinin ardından kaleme alınan bu kitaplar, ilk serinin unutulmaz karakterlerinden Han Solo'nun ve ortağı ve dostu goril-adam Wookie Chewbacca'nın maceralarını anlatıyor.

Han Solo'nun maceraları

Gerçekten de 'Star Wars' serisinin çekilen ilk bölümlerine dönüp baktığımızda en çok akılda kalan ve en çok sevilen iki karakterin Darth Vader ve Han Solo olduğunu görüyoruz. Özellikle de, insanın iyi bir karakter olarak kendini özdeşleştirmekte zorluk çekmediği Han Solo karakterinin. Böyle olunca da, onun ve ortağı Wookie Chewbacca'nın kendi maceraları olması kaçınılmazdı ve Brian Daley de bunu gören ilk yazarlardan biri oldu. Daley'in Han Solo'nun Maceraları adlı serisi, klasik 'Star Wars' serisinin atmosferini ve epik söylemini başarıyla yakalamış, derin uzayda geçen maceralardan oluşuyor. Serinin ilk kitabı Han Solo Yıldızın Ucu'nda'da Solo vurdumduymaz tavırları, inatçı ve cesur kişiliği ve serseri uzay kaçakçısı kimliğiyle orijinal filmlerdeki karaktere uyum sağlıyor. Aynı şey goriladam Chewbacca için de geçerli. Bu iki ortak, aşırı düşkün oldukları uzay araçları Millenium Falcon sayesinde galaksinin her yerinde kaçakçılık yaparak geçimlerini sağlıyor ve bu şekilde bir anlamda otoriteye kafa tutuyorlar. Öykü, kaçak bir silah teslimatından sonra Otorite gemileriyle girdikleri çatışmanın ardından Solo ve Chewbacca'nın gemilerini tamir ettirmek için kaçak teknisyenlerle bağlantı kurmaları ve teknisyenlerin başı Doc'un ortadan kaybolduğunu öğrenmeleriyle başlıyor. Ve bu sırada Otorite gemileri teknisyenlerin saklandığı gezegene bir saldırı düzenleyince, iki ortak bir anda kendilerini Otorite'ye karşı verilen bir mücadelenin tam ortasında buluyorlar. Bu öykü Daley'e, Lucas'ın oluşturduğu İmparatorluk-Asiler karşıtlığına benzer şekilde, kitabında Birleşik Sektör Otoritesi ile Özgürlükçüleri karşı karşıya getirme olanağı veriyor ve Daley bu şekilde 'Star Wars'un epik söylemini yakaladığı gibi, onun misyonuna da katkıda bulunuyor. Aslında Daley'in yazdığı bu kitaplar, Lucas'ın sonradan yaptığına benzer şekilde, ilk başta çekilen 'Star Wars' bölümlerine bir arka plan oluşturma, hikâyenin öncesini aktarma işlevini görüyor. Bilindiği gibi Lucas, 'Star Wars' serisine hikâyenin ortasından başlamış ve serinin ilk filmlerini sonradan çekmeye karar vermişti. Sonradan çekilen bu filmler, Luke Skywalker'ın geçmişine ve İmparatorluk ve Asiler arasında süren savaşa bir açıklık getiriyordu. Dolayısıyla da, Darth Vader'a. Darth Vader'ın geçmişine yönelik böyle bir açıklama, ilk çekilen bölümlerle sonradan çekilen başlangıç bölümleri arasında bir köprü işlevi de görüyordu. Nitekim Daley'in yaptığı da bir bakıma aynı şey. O da yazdığı kitaplarla ilk çekilen filmlerdeki Han Solo karakterinin geçmişine ışık tutuyor ve 'Star Wars' evrenini bu şekilde genişletiyor. Onun da, Han Solo vasıtasıyla, orijinal hikâyede geçen savaşın tohumlarının nasıl atıldığına dair açıklama getirdiği söylenebilir. Aradaki bağlantıyı vurgulamak için, kitabın arka kapağında yer alan bir yazıyı burada aktarmak istiyorum: "Çok çok uzun zaman önce, çok uzak bir galakside... İmparatorluk'tan ve başkaldırıdan önceki zamanlarda; kendi benzersiz yollarıyla otoriteye kafa tutanlar vardı." Buradan da anlaşılacağı şekilde, Daley'in kitapları 'Star Wars' efsanesinden beslendiği gibi, bu efsaneyi besleme işlevi de görüyor. Ve aynı şey 'Star Wars'ta yer alan çeşitli karakterleri kendi filmlerinde ya da romanlarında kullanan, hikâyeyi ve anlatım yöntemlerini taklit eden başkalarının çalışmaları için de söylenebilir. Böyle bir oluşum ise ancak 'Star Wars'un insanların düşleri ve düşünceleriyle örtüşme, onları etkileme gücüyle anlaşılabilir. Ve elbette, 'Star Wars' insanları etkilemeye devam ettiği sürece, sadece orijinal filmlerden değil başka kaynaklardan da beslenen 'Star Wars' kültü gelişip yaygınlaşacaktır.

Radikal Kitap - Mayıs 2005
Esin Çoşkun
  Ana Sayfa  |  Yeni Kitaplar  |  Arama  |  Öyküler  |  Yazarlar  |  Sanal Kitaplar  |  Makaleler  
  Bilimsel Yazılar | Ödüller | Forum | Yayınevleri | e-Posta