Son Güncelleme
6 Mayıs 2008
Bilimkurgu2000 Ana Sayfayeni çıkan kitaplarkitaplardan bölümlerİlginç bilimsel konularBilimkurgu ve diğer konular

Laura: Harry Potter'dan sonra...

Esin Çoşkun

Aslında Tolkien'den sonra  demek gerekir. Çünkü bu  İngiliz edebiyatı profesörü artık   çoklarının da bildiği gibi ilk başta kendi çocukları için yazdığı fantastik öyküleri daha sonra edebi metinler olarak okuyucuya sunmuş ve onun 'Hobbit', 'Yüzüklerin Efendisi' gibi eserleri fantastik edebiyatın kilit taşı haline gelmiştir. Başlangıçta çocuk masalı olarak düşünülmüş bu fantastik öyküler, bugün ciddi bir edebiyat türü olarak kabul edilmekte ve bu alanda birçok yazar eser vermeye başladığı gibi, yine ciddi sosyolojik incelemeler de yapılmaya başlanmıştır.

İyilik çocukların işidir

Tolkien'in 'Hobbit'i ve diğer öykülerine baktığımızda bunların daha çok çocuklar için kaleme alınmış, fantastik macera türünden, çocukken ninelerimizden dinlediğimiz ejderhalar, devler, sihirbazlar, cüceler gibi hayal gücümüze seslenen fantastik yaratıkları içerdiğini görürüz. Ancak daha sonra gelen 'Yüzüklerin Efendisi', 'Silmarillion' gibi eserleri büyüklere yönelik fantastik maceralardır ve özünde ciddi bir felsefi derinliğe sahiptirler. İyi ve kötü arasındaki savaş, yaşamın başlangıcı ve sonu, insan ırkının yaşamdaki rolü ve doğasından kaynaklanan yönleri, özellikle iktidar hırsı, buna karşılık hala saf olan birtakım değerlerin korunması gibi olgular söz konusudur. Aslında çoğu araştırmacı Tolkien'in 2. Dünya Savaşı'ndan esinlenerek Orta Dünya'yı yarattığını ileri sürmektedir. Yine 2. Dünya Savaşı'ndan izler taşıyan bir başka fantastik macera ise Rowling'in 'Harry Potter'ıdır. 'Yüzüklerin Efendisi' ile birlikte bugün bir kült haline gelmiş olan 'Harry Potter' da özünde iyi ve kötü arasındaki savaşa dayanır ve yine dünyanın kurtarılması söz konusudur. Her iki kitabın bir başka dikkat çekici özelliği, dünyayı kurtarma işi 'Yüzüklerin Efendisi'nde bir çocuk kadar saf ve dürüst olan hobbit denen yaratıklara düşerken, 'Harry Potter'da Rowling bu görevi doğrudan bir çocuğa yükler. Tolkien'in hobbiti kendisine yardımcı olan arkadaşlarının yardımıyla dünyayı kurtarırken, öksüz Harry Potter, Valdemort'un temsil ettiği kötülüğe karşı iyilik adına savaşacaktır.

İşte bu türden bir başka roman da Peter Freud'un 'Laura'sı.

Laura Leander, on üç yaşına basacağı gün yaklaştıkça garip olaylar yaşamaya başlar. Kardeşi Lukas ve üvey annesi Sayelle ile birlikte yaşayan Laura'nın annesi bir kazada ölmüş, babasıysa bir yıl önce tuhaf bir şekilde ortadan kaybolmuştur. Laura, rüyalarında beyaz ve kara şövalyelerin birbirleriyle savaştıklarını görür, Gandalf tipli bir büyücü ona görünüp kaseyi aramak zorunda olduğunu söyler, daha sonra at gezintisi yaptığı sırada peşine bir sürü karga ve kara süvariler takılır, at bakıcısı ona Onüç burcuyla ilgili tuhaf şeyler söyler. Tüm bunlar başlangıçta oldukça saçma görünmektedir ve Laura yaşadıklarının bir rüya mı yoksa gerçek mi olduğunu anlayamaz. Ancak yaş gününde ona görünen babası, Laura'ya Onüç burcunda doğduğunu ve Profesör Morgenstern'in kendisine her şeyi açıklayacağını söylediğinde asıl olaylar zinciri başlar. Kardeşiyle birlikte yatılı bir okulda okuyan Laura, Profesör Morgenstern'den Onüç burcunda doğan özel yeteneklere sahip bir Bekçi olduğunu öğrenir ve dünyamıza paralel bir dünya olan Aventerra'da Işığın savaşçıları iLe Kara şövalyeler arasında ebedi bir savaş vardır. Ancak bu savaş kara güçlerin lehine dönmüştür, çünkü Işığın Koruyucusu Elysion Kara Prens Borboron'un kılıcıyla ölümcül bir yara almıştır ve onu kurtaracak tek şey de İlham Kasesi'nin içindeki Hayat Suyu'dur. İlham Kasesi ise ne yazık ki daha önceki bir,baskında kara güçler tarafından ele geçirilmiş ve dünyaya getirilerek saklanmıştır. Laura kendini bir anda büyük bir görevLe Karşı karşıya bulur. İlham Kasesi'ni bulup kara güçlerin elinden almak ve onu Işığın Koruyucusu'na götürmek zorundadır. Aksi halde her iki dünya da sonsuza dek hiçliğe gömülecektir.

Bilimsel fantezi

'Laura', her ne kadar 'Yüzüklerin Efendisi' ve 'Harry Potter'ın sahip olduğu felsefi ve sosyolojik derinliğe sahip olmasa da, onlar gibi iyilik ve kötülük çatışması üzerine kurulmuş bir fantastik macera.'Harry Potter'da olduğu gibi, ancak bu sefer bir kız çocuğun iyilik adına savaşarak her iki dünyayı da kurtarması söz konusu. Laura gerek karakteri, gerek aile ve okul çevresi ve gerekse de yaşadıkları açısından Harry Potter'la birçok benzerlik taşıyor. Öykünün gelişimi, Laura'nın kendisiyle ye ailesiyle ilgili gerçeği öğrenmesi ve ilham Kasesi'ni arayışısırasında başından geçenler, yine öykünün geçtiği mekan, okuldaki iyinin ve kötünün yanındaki öğretmenler, iyinin yanındaki öğretmenler tarafından eğitimi devam ederken, kötünün yanında olanların ona türlü zorluklar çıkarması, Laura'ya yardıma olan arkadaşları, sınıfındaki diğer çocuklarla olan diyalogları gibi... Kitap bu yönleriyle büyük oranda "Harry Potter'a öykünüyormuş gibi görünüyor.Zaten Peter Freund 'Yüzüklerin Efendisi' ve 'Harry Potter'ı Laura'nın elkitapları olarak gösteriyor. Diğer yandan 'Laura' bazı noktalarda bu iki kitaptan ayrılıyor, özellikle Stephen Hawking'in kimi teorilerine ve paralel dünyalar, telepati, telekinetik gibi aslında şimdilik ancak bilimsel olup olmadığı tartışılan konulara yapılan göndermeler, fantastiğe bilimsel bir açılım sağlamak ister gibi. Ayrıca kitapta Hıristiyan mitinden esinlenme de söz konusu. Tapınak Şövalyeleri ve onların ele geçirip gizledikleri düşünülen şu ünlü 'Kase' gibi... Bu noktada da Laura diğer iki kitaptan ayrılıyor "Yüzüklerin Efendisi" ve "Harry Potter" daha çok ikinci Dünya Savaşı'ndan esinlenirken, 'Laura'da Haçlı Seferlerine yapılan göndermeler ağır basıyor.

Elbette bu tür kitaplar Ortaçağ'dan da oldukça esinleniyorlar. Çünkü Ortaçağ onlara birçok konuda doğaüstü ve mistik diyebileceğimiz olanaklar sağlıyor. Bu yüzden yine bu tür kitapların birçoğunda olduğu gibi öykünün geçtiği yer ortaçağdan kalma ve bir sürü dehşet verici öyküyle sarmalanmış bir şato. Aslında kitap tüm bu yönleriyle postmodern bir çalışma olarak çıkıyor karşımıza. Ortaçağ'ın ve Hıristiyanlığın mitleri günümüzün uzay ve zaman teoremleriyle harmanlanırken, zırhlar, kılıçlar, atların yanında arabalar, bilgisayarlar, cep telefonları, Madonna ve Heavy Metal kendini gösteriyor. 'Laura' bu yönüyle doğrudan teknoloji dünyasıyla çevrelenmiş günümüz çocuklarına hitap ediyor, diğer yandan ortaçağ ve Hıristiyan mitlerine yapılan göndermeler de çocukların hayal dünyasını ateşleyerek mistik bir atmosfer oluşturuyor.

Gerek çocukların, gerekse bu türü seven yetişkinlerin 'Laura'yı da severek okuyacakları söylenebilir. Ve 'Laura' ile 'Harry Potter' arasındaki benzerliklere şaşanları belki de ileride bir sürpriz bekliyor olabilir. Kim bilir, gelecek öykülerde Harry Potter ve Laura karşılaşıp, birlikte kötülüğe karşı mücadele edecek olabilirler.

Radikal Kitap -  16 Temmuz 2004
Esin Çoşkun
  Ana Sayfa  |  Yeni Kitaplar  |  Arama  |  Öyküler  |  Yazarlar  |  Sanal Kitaplar  |  Makaleler  
  Bilimsel Yazılar | Ödüller | Forum | Yayınevleri | e-Posta