|
30 Ekim 1938 yılında CBS radyosunda müzik yayınım kesen spiker, hayali yer adlarını Amerikan kentleriyle değiştirerek "Merih gezegeninden
gelen orduların öncüleri New Jersey kentine inmektedir" diye anons
edince halkta bir tedirginliğin başlamasına yol açmıştı. Daha sonra İçişleri
Bakanı'nın sesiyle Merihlilerin kitleler halinde Amerikalıları öldürdüğü,
binaların yıkıldığı anlatılınca tedirginlik korkuya dönüşmüş, halk
büyük bir panik içinde dağlara koşmaya başlamıştı. Skecin başında
bunun bir öykü olduğu belirtilmesine rağmen radyolarını geç açanların
paniği bütün kenti sarmış, bu kargaşalık içinde yaralananlar, korku
nedeniyle erken doğum yapan kadınlara rastlanmıştı. 24 saat sonra halk
ancak sakinleşebilmişti.
'Dünyaların Savaşı'nı radyofonik skeç halinde uyarlayan Howard Koch
(televizyon sayfalarında yönetmen Byron Haskin'in 1953 yılında sinemaya
uyarladığı filmin tanıtım yazılarında radyoya uyarlayanın Orson Wells'in
olduğu yazılmaktadır. Meraklısı hangisinin doğru olduğunu araştırabilir)
75 dolar karşılığında skecin senaryosunu bir haftada yazmıştır.
Marsta yaşam
Ancak ne var ki, H(erbert)
G(eorge) Wells bu uyarlamadan hiç memnun olmamıştı.
H.G.Wells'in 1898 yılında yazdığı bu roman, arka planının da birçok gök
bilimcinin yanılgılarını da gözler önüne serer. O güne kadar
teleskoplarda görülen çizgileri kanala benzeten gökbilimcilerinin bilimsel açıklamaları
birçok kişide Mars'ta yaşam olduğu kanısı uyandırmıştır. Wells'in de
bu yorumların etkisi altında kaldığı açıkça görülüyor. Bu sadece Wells'e özgü bir olgu değil. Arthur C. Clarke'tan Asimov'a kadar birçok ünlü
yazar Mars'ta yaşam olduğu varsayımıyla birçok öykü ve romanını Mars
gezegeni üzerine kurgulamıştır. Ancak Wells bu romanı yazarken Mars'ta yaşam
olmasından çok bilimkurgu formlarına en uygun atraksiyonlardan birini
edebiyata uyarlamıştı. Üstün teknolojileriyle istilacı uzaylılar.
Karşısında onlarla eşit koşullarda olmayan dünyalıların kendini beğenmiş
tavırlarını eleştirmek istemişti. O güne kadar ellerindeki ateşli
silahlarla kendileriyle aynı koşullarda olmayan Afrika, Asya ve Amerika'daki
yoksul ülkeleri istila edip sömüren Avrupalıları kendi gerçekleriyle karşı
karşıya getirmişti. Bir Zamanlar en acımasız sömürgeci İngiltere'nin
Marslıların istilası karşısında panik içinde çaresizce kaçışmalarını
ince bir eleştiri olarak görmek gerek.
Marslılar silindir şeklindeki uzay gemileriyle dünyaya gelirler. Ancak ne
var ki, bu uzay araçları dünyaya yumuşak iniş yapma yeteneğinden
yoksundur. Yeryüzüne çarparak sert bir iniş yaparlar. Toprağa yan gömülü
olarak dünyalılar tarafından bulunan bu aracın silindirin yuvarlak ucu kendi
etrafında dönen bir tür pervaneye benzemektedir. Jules Verne de Ay'a gönderdiği
uzay aracını bir mermi çekirdeğine benzetmişti. Uzaylıların fizik yapısı
da yazarın hayal dünyasını zorlayıcı bir niteliktedir. Marslılar canlı,
keskin bakışlı, koyu ve iri gözleriyle insanlık dışı ve canavarca görünmektedir.
Çenesi olmayan bu yusyuvarlak kafada, gözlerin hemen altında yer alan v şeklinde
bir ağız, takoza benzeyen alt dudak yer almaktadır. Mantarımsı görünümlü
derileri kahve rengindedir. Ahtapotun kollarına benzeyen dokungaçları vardır.
Uzaylıları betimlemek çok ayrıntılı olmasa da Lukianos'a kadar uzanır.
Voltaire'in Micromegas'ını saymazsak
Wells'e kadar uzaylılar edebiyat dünyasında
pek yer almaz. İlk kez kötü uzaylıları Wells anlatır. Bununla birlikte bir
başka ilk olan ışın silahlarının bu yapıtta kullanılmasıdır. Üç
dalga yeşil duman, derin uğultulu ses ve parlayan alevler bir bakıma
laserlerin ilk kaba örneğim andırır.
Mars'ta canlıların olması bu gezegende solunacak bir hava olduğunu da gösterir.
Wells Mars'taki atmosferi dünyadakinden üç kat daha az oksijen içerdiğini,
yer çekiminin de üç kat fazla olduğunu yazar. Bütün bu olumsuz koşulların
Marslılar için önemli bir sorun olabileceğini söyler. Teknolojik gelişmeleri
kitaplarında ayrıntılı bir şekilde vermekten kaçınan Wells'in en önemli
özelliği teknolojiyi fetişleştirmekten öte bilimsel gelişmelerin insanlık
üzerindeki etkisinin yansımalarını anlatmaya çalışmasıdır. Bir tür
gelecekteki olası toplumsal yapının sosyo-politik dokusunu okurun yorumuna bırakır.
Bu nedenle Marslılara karşı dünyalıların daha üstün silahlar yaratmasını
değil, dünyanın kendine özgü koşullan Marslılara zarar vererek bu istilayı
durdurur.
Bilimkurgu yazınının en önemli isimlerinden biri sayılan
Wells aynı
zamanda Edgar Allan Poe'dan sonra fantastik kurgunun da dev ismidir. 'Dünyaların Savaşı' bilimkurgu okurları için bir başyapıt özelliğini her zaman koruyacaktır.
|