|
Lem'in
Türkçe'deki sayılı kitapları, şimdiye dek ne hakettiği okuru
bulabilmişti, ne de çevirmenlerini. Gelecekbilim
Kongresi'nin Fatma Taşkent
tarafından yapılan pırıl çevirisi durumun değişeceğini gösteriyordur inşallah.
Gelecekbilim
Kongresi'nin kahramanı, Star Diaries,
Memoirs of a Space Traveler,
Mortal Engines ve Peace on Earth'te de karşımıza çıkan Lem'in tanıdık
tiplemesi Ijon Tichy. Bir zaman gezginidir Tichy, zaman makinesi yoktur ama uzay
yolculuğundan döndüğünde, dünyadaki zaman daha hızlı ilerlediği için
başka bir dünya ile karşılaşır.
Kosta Rika'da düzenlenen nüfus artışı konulu
Gelecekbilim Kongresi'ne katılmaya
ikna olan Tichy dört katlı düz bir zemin üzerinde yükselen 106
katlı Hilton oteline yerleşir. Daha ikinci sayfadan, absürd bir dünyanın içine
düştüğümüzü farkederiz: Sözgelimi otel odasının duvarında Bu
odada bomba bulunmadığını garanti ederiz -Müdüriyet diye bir levha
vardır. Dünyanın her yeri haddinden fazla kalabalıktır, nüfus konusundaki
konferanslar bile: Programda 64 ülkeden 198 konuşmacı bulunduğundan her konuşmacıya
bildirisini sunmak için 4 dakika tanınmıştır. Hız kazanmak için bütün
raporlar önceden dağıtılıp herkes tarafından incelenmekte, konuşmacıysa
sadece sayılarla konuşarak çalışmasındaki en ilginç paragraflara dikkat
çekmektedir: Amerikan heyetinden Stan Hazelton hissederek tekrarladığı
sayılarla salonda derhal bir heyecan rüzgârı estirdi: 4, 6, 11 ve dolayısıyla
22; 5, 9 sonuç itibariyle 22; 3, 7, 2, 11'den çıkan sonuç 22 ve sadece 22
idi!! Birisi peki ama ya 5, hem 6, 18 ya da 4'e ne demeli, diyerek ayağa fırladı;
Hazelton, her halükârda sonucun 22 olduğu şeklinde açık kapı bırakmayan
bir cevapla karşılık verdi bu itiraza. Hazelton'un bildirisindeki sayı
anahtarına bakıp 22'nin dünyanın sonu anlamına geldiğini gördüm.
Zıvanadan çıkmış dünyada şiddet olağanlaşmıştır. O kadar ki, insanın
odasında bile kendini güvenlikte hissetmediği otelin musluklarından akan
suya mülayimleştirici karıştırılmıştır. Konferans sürerken çılgınlık
otelin dışında had safhadadır; politik gösterilere polis KOMSEV (Komşunu
Sev) bombalarıyla müdahale eder. Şiddete karşı tek geçerli silah, insanları
kendinden geçiren kimyasal bileşimlerdir. Geçerli, ama yeterli değil: Otelin
yıkıldığı sıralarda, Tichy de herkes gibi gaz maskesiyle lağımlara sığınır.
Daha sonraki korkunç olaylarda geçici bir süreyle ölür!
Kendine geldiğinde, ölmek üzereyken uzun bir süre dondurulduğunu, birkaç
beden nakli geçirerek hayata döndüğünü anlar. Aradan yıllar
geçmiştir, Tichy yine Lem'in garip 'zaman makinesiz zaman atlaması'na maruz
kalmıştır.
Karşımızda yeni bir dünya daha. Gulliver'in gezileri kadar akıl almaz ama
daha hızlı bu gezide, Tichy herkesin mutlu göründüğü bir toplumla karşılaşır.
Gelecekbilim Kongresini basanlara polisin sıktığı KOMSEV bombaları gelişmiş,
farmakolojik bir imparatorluğa dönüşmüştür: Kemokrasi. Yine de Tichy'nin
ilk sorunu uyarıcı maddelerle değil, dilledir.Lem'in kelime oyunları, sağanak
gibi yağar üstümüze. Tichy, varolan sözcüklerin anlamının değiştiğini
farkeder hemen, binlerce de yeni sözcüğe toslar. Ansiklopedilerin okunmayıp
yendiği bir dünyada, kitaplar psiküteride satılır: İlâheterya, sakineton,
tarumargarin, inatçilekleri, softatuzları, fobi biberleri, safdilpeynirleri,
cennetalin, sevapin, vaftizem, katolik gevreği, freudon, marazinol, ikircitin,
kavgaletalar, hakikityum... Her inanç sindirim sisteminden geçebiliyordur:
Mesela birkaç gram dantenalin ve hop, beyimiz İlahi Komedya'yı
kendisinin yazdığı gibi derin bir inançla dolaşmaya başlıyor ortalıkta.
Lem, Metafuturology yazısında, gelecekbilimi yetersiz, taraflı ve
sadece teknolojiye dönük olduğu için eleştirerek, bilimsel
kestirimlerin sınırlarını ve olasılıklarını araştıracak bir
meta-gelecekbilime ihtiyaç olduğunu öne sürmüştü, ciddi olarak. 1970'te
yazdığı bu makaleden bir yıl sonra çıkan Gelecekbilim Kongresi, fütürologlara
yöneltilmiş bir hicivdir bir bakıma. Ama sadece onlara değil: Tichy'nin eski
arkadaşı Profesör Trottelreiner, bu dünyada gelecekdilci olmuştur,
yani dilin dönüşüm olasılıklarıyla geleceği araştırır
durur. Dilde ifade edilemeyen şeylerin anlaşılamayacağı, ifade edilebilen
her şeyinse bir gün gerçekleşebileceğini varsayan bu bilim, kelime
uydurarak geleceğe yönelik kehanetlerde bulunmaktan ibarettir!
İçinde bin bir türlü kelime oyununun, uydurulmuş terimin gezinip durduğu
metnin burasında, Lem kendi kitabını da alaya almaya başlamıştır,
denebilir. Daha sonra, bu dünyanın farmakolojik bir diktatörlük olduğu açığa
çıkar, gerçek çıplak ve korkunçtur. Ama hangi gerçek? Kitabın sonunda
Tichy'nin kendini yine Kosta Rika'da bulması, bir yabancılaştırma efekti
daha yaratır. Gelecekbilim Kongresinin ikinci günündeyizdir; sanrıların
tohumları (KOMSEV bombaları) hâlâ gümbürdemektedir...
Lem, Gelecekbilim Kongresi'ndeki Profesör Trottelreiner ile aynı yerdedir
bir bakıma: Dilin olanaklarını zorlayarak, neologism'e başvurarak, uydurarak
bir dünya çizmeye, o dünyayı ete kemiğe büründürmeye çalışır. Şüphesiz Lem, bir yazar olarak 'gelecekdilci' kahramanı Trottelreiner'dan daha avantajlı:
Onun işi kelimelerle...
|