Son Güncelleme
6 Mayıs 2008
Bilimkurgu2000 Ana Sayfayeni çıkan kitaplarkitaplardan bölümlerİlginç bilimsel konularBilimkurgu ve diğer konular
5 Yukarı

Gelecekbilim Kongresi

Mustafa Arslantunalı

Lem'in Türkçe'deki sayılı kitapları, şimdiye dek ne hakettiği okuru bulabilmişti, ne de çevirmenlerini. Gelecekbilim Kongresi'nin Fatma Taşkent tarafından yapılan pırıl çevirisi durumun değişeceğini gösteriyordur inşallah.

Gelecekbilim Kongresi'nin kahramanı, Star Diaries, Memoirs of a Space Traveler, Mortal Engines ve Peace on Earth'te de karşımıza çıkan Lem'in tanıdık tiplemesi Ijon Tichy. Bir zaman gezginidir Tichy, zaman makinesi yoktur ama uzay yolculuğundan döndüğünde, dünyadaki zaman daha hızlı ilerlediği için başka bir dünya ile karşılaşır.

Kosta Rika'da düzenlenen nüfus artışı konulu Gelecekbilim Kongresi'ne katılmaya ikna olan Tichy dört katlı düz bir zemin üzerinde yükselen 106 katlı Hilton oteline yerleşir. Daha ikinci sayfadan, absürd bir dünyanın içine düştüğümüzü farkederiz: Sözgelimi otel odasının duvarında Bu odada bomba bulunmadığını garanti ederiz -Müdüriyet diye bir levha vardır. Dünyanın her yeri haddinden fazla kalabalıktır, nüfus konusundaki konferanslar bile: Programda 64 ülkeden 198 konuşmacı bulunduğundan her konuşmacıya bildirisini sunmak için 4 dakika tanınmıştır. Hız kazanmak için bütün raporlar önceden dağıtılıp herkes tarafından incelenmekte, konuşmacıysa sadece sayılarla konuşarak çalışmasındaki en ilginç paragraflara dikkat çekmektedir: Amerikan heyetinden Stan Hazelton hissederek tekrarladığı sayılarla salonda derhal bir heyecan rüzgârı estirdi: 4, 6, 11 ve dolayısıyla 22; 5, 9 sonuç itibariyle 22; 3, 7, 2, 11'den çıkan sonuç 22 ve sadece 22 idi!! Birisi peki ama ya 5, hem 6, 18 ya da 4'e ne demeli, diyerek ayağa fırladı; Hazelton, her halükârda sonucun 22 olduğu şeklinde açık kapı bırakmayan bir cevapla karşılık verdi bu itiraza. Hazelton'un bildirisindeki sayı anahtarına bakıp 22'nin dünyanın sonu anlamına geldiğini gördüm.

Zıvanadan çıkmış dünyada şiddet olağanlaşmıştır. O kadar ki, insanın odasında bile kendini güvenlikte hissetmediği otelin musluklarından akan suya mülayimleştirici karıştırılmıştır. Konferans sürerken çılgınlık otelin dışında had safhadadır; politik gösterilere polis KOMSEV (Komşunu Sev) bombalarıyla müdahale eder. Şiddete karşı tek geçerli silah, insanları kendinden geçiren kimyasal bileşimlerdir. Geçerli, ama yeterli değil: Otelin yıkıldığı sıralarda, Tichy de herkes gibi gaz maskesiyle lağımlara sığınır. Daha sonraki korkunç olaylarda geçici bir süreyle ölür!

Kendine geldiğinde, ölmek üzereyken uzun bir süre dondurulduğunu, birkaç beden nakli geçirerek hayata döndüğünü anlar. Aradan yıllar geçmiştir, Tichy yine Lem'in garip 'zaman makinesiz zaman atlaması'na maruz kalmıştır.

Karşımızda yeni bir dünya daha. Gulliver'in gezileri kadar akıl almaz ama daha hızlı bu gezide, Tichy herkesin mutlu göründüğü bir toplumla karşılaşır. Gelecekbilim Kongresini basanlara polisin sıktığı KOMSEV bombaları gelişmiş, farmakolojik bir imparatorluğa dönüşmüştür: Kemokrasi. Yine de Tichy'nin ilk sorunu uyarıcı maddelerle değil, dilledir.Lem'in kelime oyunları, sağanak gibi yağar üstümüze. Tichy, varolan sözcüklerin anlamının değiştiğini farkeder hemen, binlerce de yeni sözcüğe toslar. Ansiklopedilerin okunmayıp yendiği bir dünyada, kitaplar psiküteride satılır: İlâheterya, sakineton, tarumargarin, inatçilekleri, softatuzları, fobi biberleri, safdilpeynirleri, cennetalin, sevapin, vaftizem, katolik gevreği, freudon, marazinol, ikircitin, kavgaletalar, hakikityum... Her inanç sindirim sisteminden geçebiliyordur: Mesela birkaç gram dantenalin ve hop, beyimiz İlahi Komedya'yı kendisinin yazdığı gibi derin bir inançla dolaşmaya başlıyor ortalıkta.

Lem, Metafuturology yazısında, gelecekbilimi yetersiz, taraflı ve sadece teknolojiye dönük olduğu için eleştirerek, bilimsel kestirimlerin sınırlarını ve olasılıklarını araştıracak bir meta-gelecekbilime ihtiyaç olduğunu öne sürmüştü, ciddi olarak. 1970'te yazdığı bu makaleden bir yıl sonra çıkan Gelecekbilim Kongresi, fütürologlara yöneltilmiş bir hicivdir bir bakıma. Ama sadece onlara değil: Tichy'nin eski arkadaşı Profesör Trottelreiner, bu dünyada gelecekdilci olmuştur, yani dilin dönüşüm olasılıklarıyla geleceği araştırır durur. Dilde ifade edilemeyen şeylerin anlaşılamayacağı, ifade edilebilen her şeyinse bir gün gerçekleşebileceğini varsayan bu bilim, kelime uydurarak geleceğe yönelik kehanetlerde bulunmaktan ibarettir!

İçinde bin bir türlü kelime oyununun, uydurulmuş terimin gezinip durduğu metnin burasında, Lem kendi kitabını da alaya almaya başlamıştır, denebilir. Daha sonra, bu dünyanın farmakolojik bir diktatörlük olduğu açığa çıkar, gerçek çıplak ve korkunçtur. Ama hangi gerçek? Kitabın sonunda Tichy'nin kendini yine Kosta Rika'da bulması, bir yabancılaştırma efekti daha yaratır. Gelecekbilim Kongresinin ikinci günündeyizdir; sanrıların tohumları (KOMSEV bombaları) hâlâ gümbürdemektedir...

    Lem, Gelecekbilim Kongresi'ndeki Profesör Trottelreiner ile aynı yerdedir bir bakıma: Dilin olanaklarını zorlayarak, neologism'e başvurarak, uydurarak bir dünya çizmeye, o dünyayı ete kemiğe büründürmeye çalışır. Şüphesiz Lem, bir yazar olarak 'gelecekdilci' kahramanı Trottelreiner'dan daha avantajlı: Onun işi kelimelerle...

Virgül Dergisi  - Ekim 1997
Mustafa Arslantunalı
  Ana Sayfa  |  Yeni Kitaplar  |  Arama  |  Öyküler  |  Yazarlar  |  Sanal Kitaplar  |  Makaleler  
  Bilimsel Yazılar | Ödüller | Forum | Yayınevleri | e-Posta