Son Güncelleme
6 Mayıs 2008
Bilimkurgu2000 Ana Sayfayeni çıkan kitaplarkitaplardan bölümlerİlginç bilimsel konularBilimkurgu ve diğer konular

William Gibson  (1948 -... )

Yazar Hakkında


William Ford Gibson 17 Mart 1948'de Güney Carolina'nin Conway sehrinde dünyaya geldi. Çocuklugu annesiyle beraber Güneybati Virginia'nin küçük bir dag kasabasinda geçti. Daha sonra ögrenimine Güney Arizona'daki yatili bir okulda devam etti. 19 yasinda o siralarda baslamis olan Vietnam savasina katilmayi reddederek Amerika'yi terk edip Kanada'ya yerlesti. 1972'den beri Vancuaver'da karisi Deborah ve iki çocugu ile birlikte yasamini sürdürmekte.

Gibson, yazmaya Ingiliz edebiyati üzerine lisans egitimini tamamladigi British Columbia üniversitesindeyken basladi. Ilk kitabi olan Neuromancer 1984 yilinda yayinladi. Kitap çikar çikmaz sadece bilimkurgu edebiyatinda degil edebiyatin diger dallarinda da büyük ses getirdi. Neuromancer bir ilki gerçeklestirerek bilimkurgunun en büyük 3 ödülü olan Hugo, Philip K. Dick ve Nebula ödüllerinin üçünü birden kazandi. Neuromancer'in bu beklenmeyen basarisinin ardindan yazar Count Zero (1986) ve Mona Lisa Overdrive (1988) kitaplarini da yayimlayarak daha sonradan "Sprawl" üçlemesi olarak adlandirilacak ilk serisini tamamladi.

William Gibson Sprawl üçlemesinden sonra Bridge üçlemesi olarak anilan Virtual Light (1993), Idoru (1996), All Tomorrow's Parties (1999) kitaplarini yazmis. Diger kisa hikayelerini ise Burning Chrome (1986) adli kitabinda toplamistir. Içinde bulundugumuz yil olan 2003'te son kitabi olan Pattern Recognition (2003) yayimlamistir. Bütün bunlardan ayri olarak cyberpunk'in diger öncülerinden birisi olan Bruce Sterling ile birlikte 1990 yilinda The Difference Engine'i cyberpunk'tan farkli bir akim olarak Steampunk akiminin manifestosu olarak yayinlamislardir.

Wlliam Gibson romanlarinda sundugu bir çok fikir simdilerde sanat, sosyoloji ve teknolojinin bir çok alaninda karsimiza çikmakta.

SIBERUZAY'IN BABASI

William Gibson , "Neuromancer" ile cyberspace'in vaftiz babasi olmustur. Bu ifadenin abarti olmadigini belirtmek için zaten "cyberspace - siberuzay" teriminin isim babasinin William Gibson oldugunu ve ilk kez 1982 yilinda yazdigi "Burning Chrome" adli öyküsünde kullanildigi söylemek yeterlidir sanirim.

"Yeni George Orwell" (The Sunday Times) ve "Bilimkurgunun Raymond Chandler'i" (Observer) olarak kabul edilsede, O, öncelikle yeni sibernetik dünya düzeninin ve sanal gerçekligin rakipsiz gurusu, peygamberi ve sesidir.

William Gibson’un agzindan kendi hayatindan kesitler:

Gene Wolfe bir keresinde söyle demisti: ‘Ebeveynleri ölmüs ailenin tek çocugu olmak tipki batan Atlantis kitasinin tek kurtulani olmak gibi.’ Orada bir medeniyet yasiyordu ve büyük bir kita vardi. Ama gitti ve sen bunu tek hatirlayansin. Benim hikayem de ayniydi. Babam ben 6 yasindayken ölmüstü. Annem ise 18’imde. Brian Aldiss suna inanir; eger bir romancinin hayatini inceleyecek olursan orada erken yasta yasanmis travmatik bir olay bulursun. Benim hayatim da bundan farkli degildi.

Güney Carolina’nin güney seridinde dogdum. Babam büyüyen bir insaat sirketinde orta kademeli bir yöneticiydi. (Bir ufak ayrinti: Gibson’un babasinin insaat sirketi ilk atom bombasinin üretildigi Oak Ridge tesisinin bazi bölümlerini yapmis.) Televizyonun ilk yillariydi. Bilimkurgu temali oyuncaklarin oldugu yillar. Babam yeni bir is gezisine çikmisti. Ama bir daha geri gelmedi. Bir restoranda bogazina bir sey kaçmasi sonucu ölmüstü. Annem beni Güneybati Virginia’daki küçük bir kasabaya götürdü. Annem ve babam oraliydi. Öyle bir yerdi ki, modern hayat etkisini yer yer gösterse de modernlik çogunlukla süpheyle karsilaniyordu. Babamin ölümünde yasadigim travma bir yana, saniyorum beni bilimkurguya yaklastiran da kasabanin modernizme olan bu yaklasimi oldu.

Sonunda birçok Amerikali bilimkurgu yazarinin biyografisinde rastlayacaginiz sekilde çok kitap okuyan, raflari kitaplar ve dergilerle doldurmayi takinti haline getirmis ve bir gün kendisinin de yazar olacagini düsleyen bir çocuga dönüstüm.

Annemin ölümüyle her sey daha da kötüye gitti benim için. Okulu mezun olmadan biraktim ve bir gün kendimi Kanada’da buldum. Sonrasinda Vancouver’da esimle tanistim ve evlendim.

1977’de 12 yasimdaki ilgi alanim olan bilimkurguya dönüs yaptim.

Tüm eserlerimi 1977 yilinda aldigim manuel daktiloyla yaziyorum. Ki bu yöntem 1985’ten beri kullanilmaz. Onu kullaniyorum çünkü bu 1977 yilinda herkesin kullandigi türden bir daktiloydu. Manuel bir daktiloydu çünkü bu o zaman ücretsiz alabilecegim tek makineydi.
Internetten her zaman kaçindim. Ta ki kullanmayi red edemeyecegim büyük bir olanak haline gelene kadar. Bugün, internette ancak her yerde geçirdigim vakit kadar vakit geçiriyorum. Bir yilda toplam 12 saatten daha az TV seyrediyorum. 16 yasimdan beri bu böyle. Neden böyle bilmiyorum. Bu bir seçim degildi.

Sanirim yasitim insanlarin TV için ayirdiklari zamana esdeger bir zamani ben yazmak için kullaniyorum. Galiba en büyük sir da bu.

Ödüller
  Hugo,Novel (1985)
  Nebula,Novel (1985)
  Philip K. Dick,Novel (1985)
  Yapay zekaya âsik olmak
Filmler
  Matrix Revolutions
  Matrix
  Matix Reloaded
Makaleler
  Ütopya ötesi: Hipertekst
  Gibson: Teknoloji bir cografyadir!...
  Matrix
  "The Matrix Reloaded" Açiklamasi
  Ana Sayfa  |  Yeni Kitaplar  |  Arama  |  Öyküler  |  Yazarlar  |  Sanal Kitaplar  |  Makaleler  
  Bilimsel Yazılar | Ödüller | Forum | Yayınevleri | e-Posta