|
Birinci Bölüm -
Matematikçi
Cleon
esnemeye çalışarak, Demerzel, dedi. Sen hiç Hari Seldon adında
birinden söz edildiğini duydun mu?
İmparator tahta çıkalı on yıl kadar olmuştu. Resmi törenlerde
gerekli haşmetli tavır ve kılıklara büründüğü zaman etkileyici
oluyordu. Meselâ, arkasındaki duvarın oyuğuna yerleştirilmiş olan
holografında pek görkemli gözüküyordu. Bu üç boyutlu resim,
atalarının holograflarının bulunduğu diğer bölmeleri gölgede bırakacak
biçimde konmuştu.
Holografin gerçeğe tümüyle uyduğu söylenemezdi. Cleon'un saçları gerçekte de, portresinde de açık kumraldı. Ama holografta
daha koyu ve gür gözüküyordu bu saçlar. Yüzü asimetrikti. Üst dudağı
sağ yanda hafifçe yukarıya doğru kalkıktı. Ama resimde bu görülmüyordu.
İmparatorun boyu holografta 1.83'dü. Ancak Cleon ayağa kalkarak portresinin
yanında durursa boyunun iki santim daha kısa olduğu da ortaya çıkacaktı. Hükümdar
holografta gözüktüğünden biraz daha tombulcaydı.
Tabii holograf Cleon tahta çıktığı zaman yapılmış
olan resmi bir portreydi. Ve İmparator o günlerde daha gençti. Ama hâlâ da genç
duruyordu ve yakışıklıydı. Amansız resmi törenlerin pençesinde kıvranmadığı
zamanlarda, yüzünde uysal bir ifade de oluyordu.
Demerzel dikkatle geliştirdiği o saygılı
tavırlarla, Hari Seldon mu? diye cevap verdi. Bu adı hiç
duymadım, Efendimiz. Onu tanımam mı gerekirdi?
Bilim Bakam dün gece bana ondan söz
etti. Seldon'un adını duymuş olabileceğini düşündüm.
Demerzel hafifçe kaşlarını çattı. Pek
pek hafifçe. Çünkü kimse İmparatorun karşısında kaş çatamazdı.
Baş Yönetici ben olduğuma göre, Bilim Bakanının da o adamdan bana söz
etmesi gerekirdi. Size her taraftan bombardımana başlarlarsa...
Cleon elini kaldırdı, Demerzel hemen
sustu. Demerzel, lütfen! İnsan her zaman resmi davranamaz ki! Dün geceki
resepsiyonda Bakanın yanından geçerken onunla bir iki kelime konuştum. O hemen
coşuverdi. Tabii Bakanı dinlemezlik edemezdim. Zaten sonradan dinlediğime
de memnun oldum. Çünkü sözleri ilginçti.
Hangi bakımdan, Efendimiz?
Artık matematik ve bilime pek önem
verildiği o eski günler geride kaldı. Bu tür şeylere duyulan ilgi sönmüş
gibi. Belki de keşfedebilecek her şey bulunduğu için. Sen de aynı fikirde
değil misin? Ancak hâlâ ilginç şeyler olduğu da anlaşılıyor. Daha doğrusu,
bana öyle olduğu söylendi.
Bilim Bakanı mı söyledi,
Efendimiz?
Evet. Hari Seldon'un Trantor'da düzenlenen
bir Matematik konferansına katıldığından söz etti. Nedense on yılda bir böyle
bir toplantı yapıyorlarmış. Bakan bana Seldon'un, geleceğin matematiksel
yolla tahmin edilebileceğini kanıtladığını açıkladı.
Demerzel pek hafifçe gülümsedi.
Ya fazla dirayetli bir adam olmayan Bilim Bakanı yanıldı, ya da o
matematikçi. Geleceği tahmin, bir çocuğun sihirle ilgili hayallerinden farklı
değil.
Öyle mi, Demerzel? Ama insanlar böyle
şeylere inanıyorlar.
İnsanlar pek çok şeye inanıyorlar,
Efendimiz.
Ama böyle şeylere çok inanıyorlar.
Onun için de geleceğin tahmin edilebileceği iddiasının doğru olup olmadığı
aslında hiç önemli değil. Bir matematikçi, hükümdarlık döneminin uzun
ve mutlu olacağı, İmparatorluğun barış ve refah içinde yaşayacağı
kehanetinde bulunuyorsa tabii... Bu iyi bir şey olmaz mı?
Bunu duymak tabii ki hoş bir şey
olur. Ama bu neyi sağlar, Efendimiz?
İnsanlar bu kehanete inanırlarsa,
buna uygun biçimde davranırlar. Pek çok kehanet, sadece inanıldıkları için
gerçeğe dönüşmüştür. Bunlar 'Kendi kendilerini gerçekleştiren kehanetler'dir. Sahi, şimdi aklıma geldi. Bunu bana sen açıklamıştın.
Demerzel, Öyle sanırım,
Efendimiz, dedi. İmparatoru dikkatle süzüyordu. Sanki ne kadar ileri
gidebileceğini anlamaya çalışıyormuş gibi. Ama bu durumda herkes kehanette
bulunabilir.
Fakat hepsine aynı derecede
inanmazlar, Demerzel. Oysa kehanetini formüller ve terimlerle destekleyen bir
matematikçiyi al. Belki söylediklerini hiç kimse anlamaz ama herkes ona inanır.
Demerzel, Sözleriniz her zamanki
gibi mantıklı. Efendimiz, diye mırıldandı. Dertlerle dolu bir
çağda yaşıyoruz. Para harcamayı ve askeri güce başvurmayı gerektirmeyen
bir yoldan insanları sakinleştirmek her şeye değer. Askeri yöntem yakın geçmişte
fazla bir yarar sağlamadı ve çok da zararlı oldu.
Evet, öyle Demerzel! İmparator
heyecanlanmıştı. Şu Hari Seldon denilen adamı getir. Bana kollarının
bu fırtınalı dünyaların her tarafına uzandığını söylüyorsun. Güçlerimin
çekindikleri yerlere bile. O uzun kollarından birinin ucundaki pençeni uzat
ve matematikçiyi getir. Onu görmek istiyorum.
Demerzel, Emredersiniz,
Efendimiz, dedi. Aslında Seldon'un yerini çoktan öğrenmişti. Bilim
Bakanını, görevini iyi yaptığı için kutlamaya karar verdi.
|